MetropolCard'a Başvur! Sayısız avantajlar ile dolu MetropolCard dünyasına katıl.
Karbon Ayak İzi ile Mücadelede MetropolCard

Karbon Ayak İzi ile Mücadelede MetropolCard

Genel / Yemek Kartı

Karbon Ayak İzi ile Mücadelede MetropolCard

MetropolCard ailesi olarak 2050 hedeflerimiz doğrultusunda karbon ayak izinin azaltılması konusundaki hassasiyetimizi sürdürüyor ve bu alanda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Karbon ayak izi de mücadele ettiğimiz konuların başında gelmektedir. MetropolCard, “kartsız yemek kartı” betimlemesi ile sektöründe kendini rakip firmalardan ayrı bir alana konumlandırmış, inovatif çözümleri ile doğaya ve çevreye saygılı bir kullanıcı deneyimi oluşturmayı amaçlamıştır.

MetropolCard’ın sunduğu karekod ve kimlik kartı gibi ödeme yöntemleri; firmamızın yalnızca sözleri ile değil eylemleri ile de bu konuyla etkin bir şekilde mücadele ettiğini kanıtlar niteliktedir.

Bu anlamda MetropolCard, karbon ayak izi hesaplama raporlamalarının uluslararası standartlarda kabul görmesi ve şeffaf, açık ve doğru veriler ile eksiksiz şekilde oluşturulması için 3pmetrics ile 10 Mayıs 2022 tarihinde anlaşmaya vardı. Bu iş birliği ile MetropolCard, 2020 ve 2021 yılları için kullanıcıların hayatını kolaylaştıran inovatif sistemlerin ve üretimden tüketime kadar süregelen tüm süreçlerin kapsandığı bir “Karbon Ayak İzi Analiz Raporu” oluşturmuştur.

Söz konusu rapordan elde edilen verilere göre MetropolCard’ın 2021 yılında doğaya katkıda bulunan yenilikçi ve modern çözümleri sonucunda; ödeme yöntemlerinin dijitalleşmesi ve fiziksel kart kullanımını yerine dijital ödeme sistemlerinin tercih ve teşvik edilmesi ile karbon ayak izi, %10 oranında azaltılmıştır.

Firmamızın insana, doğaya ve teknolojiye dost çalışma anlayışı, sürdürülebilirlik hususundaki hassasiyeti ve yenilikçi çözümlere adapte olma hızı; 1 Temmuz 2022 tarihinde “KarbonPay” projesini hayata geçirmemize olanak tanımıştır.

MetropolCard’ın Doğa Dostu Çalışmaları

MetropolCard’ın Doğa Dostu Çalışmaları
MetropolCard’ın Doğa Dostu Çalışmaları

2021 yılında Zeytinburnu Belediyesi ile sürdürdüğümüz “Atık Kazanç Projesi” ile iklim değişikliğine dikkat çektik. Bu proje kapsamında 1 yılda 1.475 ton atık topladık ve 890 bin TL değerinde hediye puanı, projeye dahil olan katılımcılara dağıttık.

Doğaya ve çevreye dost olma prensiplerimiz bizi çevresel ve sosyal sorumluluk hedeflerimizde bir adım daha ileri götürdü ve cesaretlendirdi. Bu anlamda “Yeşilin Yanındayız” manifestomuzu kamuoyuna sunarak web sitemiz üzerinden sürdürülebilirlik hedeflerimizin, amaçlarımızın ve insanca yaşayabilmek adına hepimizin üzerine düşen görev ve sorumlulukların bilinci ile pozitif bir etki yaratmaya çalıştık.

Karbon Ayak İzi Nedir?

Karbon Ayak İzi Nedir?
Karbon Ayak İzi Nedir?

Karbon ayak izi ile etkili bir şekilde mücadele edebilmek için ilk olarak onun ne olduğunu bilmemiz gerekmektedir. Bu, bir kişinin yaşam tarzını ve faaliyetlerini doğrudan veya dolaylı olarak desteklemek için üretilen sera gazı miktarıdır. Karbon ayak izleri genellikle bir yıl boyunca CO2’ye eşdeğer ton cinsinden ölçülür ve diğerlerinin yanı sıra bir kişi, kuruluş, ürün veya etkinlikle ilişkilendirilebilir.

Toplamı karbon ayak izleri ile sonuçlanan sera gazları; fosil yakıtların, gıdaların, mamul malların, malzemelerin, yolların veya ulaşımın üretim ve tüketiminden gelebilir.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) Tanımı

Dünya Sağlık Örgütü, karbon ayak izini “faaliyetlerin, fosil yakıtların yakılması yoluyla üretilen karbondioksit miktarı üzerindeki etkisinin bir ölçüsü ve ton olarak üretilen CO2 emisyonlarının ağırlığı” şeklinde tanımlıyor.

Küresel Isınma

Küresel Isınma
Küresel Isınma

Karbon ayak izi bir yana küresel ısınma da doğamızı tehdit eden unsurlardandır. Küresel ısınma, hava sıcaklıklarında ve düzenlerinde meydana gelen uzun vadeli değişimleri ifade eder. Bu değişim doğal olabileceği gibi 1800’lü yıllardan beri gelişerek süregelen sanayileşme; kömür, petrol, gaz gibi fosil yakıtların kullanımı gibi birçok insan faaliyeti küresel ısınmanın ana itici gücü olmuştur.

Bu anlamda küresel ısınma, üzerine eğilmemiz ve yıkıcı etkilerinin gerçekten farkında olmamız gereken doğal olmayan bir dönüşümü belirtir. Bahsedilen fosil yakıtlar, dünyamızın üzerini adeta bir battaniye gibi sarar ve güneşin ısısını hapsederek sıcaklıkların yükselmesine neden olur.

İklim değişikliğini tetikleyen emisyonlara karbondioksit ve metan örneğini verebiliriz. Bunlar, bir arabayı sürmek için benzin veya bir binayı ısıtmak için kömür kullanmak gibi eylemler olabilir. Arazi ve ormanların temizlenmesi de karbondioksit salınımına yol açabilir; çöp depolama alanları, enerji, sanayi, ulaşım, binalar, tarım ve arazi kullanımı metan emisyonlarının önemli bir kaynağıdır.

Öngörülere göre 2030 yılına kadar yıllık ortalama ısı artışını 1,5 derecede tutamazsak; 2 derecelik bir artış gerçekleşecek ki bu da takip eden yıllarda insanlığı doğal felaketler, kıtlık, göç gibi ciddi sorunlarla baş başa bırakacak. Dolayısı ile küresel ısınmayı durdurmak için bireysel mücadelelerin yanı sıra şirketlerin ve hükümetlerin de ciddi sürdürülebilirlik projelerinde yer alması, halkı buna teşvik etmesi gerekmektedir.

Küresel ısınmayı azaltmak için ise dikkate almamız gereken başlıca etkenlerden biri karbon ayak izlerimizdir.

İnsanlar İklim Değişikliğini Farklı Şekillerde Deneyimliyor

Birçok insan iklim değişikliğinin esas olarak sıcaklıkların yükselmesi olduğunu düşünse de bu sadece başlangıç diyebiliriz. Dünyamız her şeyin birbirine bağlı olduğu bir ekosistemdir ve bu alanlardan birindeki bir aksaklık ya da bir değişiklik, tüm alanları etkileyebilir ve tetikleyebilir.

İklim değişikliğinin sonuçları arasında yoğun kuraklıklar, su kıtlığı, şiddetli yangınlar, yükselen deniz seviyeleri, sel, eriyen kutup buzları, yıkıcı fırtınalar ve azalan biyoçeşitlilik yer alıyor. İklim değişikliği sağlığımızı, gıda yetiştirme yeteneğimizi, barınmamızı, güvenliğimizi ve çalışmamızı etkileyebilir. Küçük ada ülkelerinde ve diğer gelişmekte olan ülkelerde yaşayan insanlar, iklim etkilerine karşı daha savunmasız durumda olabiliyor.

Deniz seviyesinin yükselmesi ve tuzlu su müdahalesi gibi koşullar, tüm toplulukların yer değiştirmek zorunda kaldığı ve uzun süreli kuraklıkların insanları kıtlık riskine soktuğu bir noktaya geldi. Gelecekte, “iklim mültecilerinin” sayısının artması bekleniyor.

Karbon Ayak İzi ile İlgili Ne Yapabiliriz?

Karbon ayak izini %100 doğru bir şekilde tahmin edemesek de onu azaltmak için yapabileceğimiz şeyler var. Bunlar genel olarak hepimizin bildiği yöntemlerdir:

  • Toplu taşıma kullanımını artırarak özel araç kullanımını azaltmak,
  • Vegan/vejetaryen beslenme biçimini benimsemek,
  • Araç kullanmak yerine yürümek / bisiklet kullanmak,
  • Tek kullanımlık plastik kullanımını azaltmak (pipet, pet şişe),
  • Uçmaktan kaçının,
  • Sürdürülebilir çözümler tercih edin,
  • Geri dönüşüme katkı sağlayın.

Şirketlerin bu alanda yapabilecekleri küçük gözüken ama büyük etkisi bulunan adımlardan biri israfı ortadan kaldırmaktır. Bu adımlar kışın ısıtıcıyı daha az açmak, yazın daha az klima kullanmak ya da gereksiz yere ışık harcamamak gibi çok basit eylemlerden oluşabilir. Diğer yandan tek kullanımlık plastik ve karton kullanımını ortadan kaldırmak ve geri dönüşüm yapmak gibi eylemler hem sürdürülebilirliğe katkı sağlar hem de ekip ruhunu güçlendirir.

Günümüzde birçok şirket sürdürülebilirlik projelerine ağırlık vermeye başladı. MetropolCard ailesi olarak yalnızca müşterilerimize etkili ve inovatif çözümler üretmekle kalmıyoruz, sürdürülebilirlik projelerimiz ve bu alanda süregelen çalışmalarımız ile karbon ayak izimizi azaltmaya yönelik eylemlerde bulunuyoruz.

Kartsız yemek kartı mottosuyla çıktığımız bu yolda, dijital dönüşümün ayak seslerine kulak tıkamadık ve inovatif çözümler üretmeye özen gösterdik. Bu şekilde gereksiz kart kullanımını azaltarak hem doğaya bir katkıda bulunduk, hem güvenli ödeme yöntemleri geliştirdik hem de fiziksel kartların getirdiği ek maliyetten kurtularak bu maliyeti, şirketimizin bu alandaki diğer çalışmalarında kullanmak üzere dağıttık.

Bizimle iletişime geçin, siz de doğanın yanında olun!